Mesaj göndermek için Giriş yapmalısınız

Can Dündar

KullanıcıMesaj

17:03
14 Kasım 2008


Hokkabaz

Yönetici

Forum Bornova Yanı

Mesaj Sayısı: 79

1

Can Dündar'ın daha önceden Sarı Zeybek belgeselini izlemiştim. Gerçi çok zaman oldu tekrar izlemeyeli ama o belgeselin beni derinden etkilediğini düşünüyorum. Belki şu anda izlesem fikirlerimde ne gibi değişiklikler olur bilemem.

Ben Türkiye'de belli kesimlerin belli kişileri belli kalıplardan çıkarmaya çalıştıklarını görüyorum. Belli tabular var yıkılamayan. Bunların genelde örf ve adetler olduğunu düşünenler var. Oysa Can Dündar bence burada Atatürk tabusunu gösteriyor ve onu yıkmaya çalışıyor. Tabi ki burada bir çok Atatürkçü'ye veya Atatürkçü geçinen kişilere yanlış gelen şeyler oldu. Filme gitmeden filmi eleştirenler oldu. Oysa bir şeyi izlemeden, okumadan, sadece onu yapan kişinin hakkında daha önceden oluşan ön yargısı sayesinde bu kişinin eseri hakkında görüş belirtilebilir mi?

Son 3 haftadır belgesel yayına girdiğinden beri bir dolu şeyler yazıldı çizildi, kimisi olumlu kimisi olumsuz eleştiriydi. Ancak en anlaşılmaz şey köşeyazarlarından filmi eleştirenlerin filmi yayınlandıktan birkaç gün sonra eleştirmiş olması ve filmi izlememiş olması. Bazı yazarlar filmi izleyen ve “amaçlı olarak” böyle eleştiren yazarların etkisinde kaldılar ve bir anda belgesel hakkında bir eleştiri fırtınası oluştu. İzleyen yazarlardan olumsuz eleştiriler yapanların hepsinin amaçlı olarak veya Can Dündar'a zarar vermek amacı ile direk yazdığı fikrinde değilim ancak çok sayıda yazarın böyle bir amaç için yazdığına eminim.

Belgeseli ilk gününde izledim ve belgesel genel olarak hoşuma gitti. İzlediğim belgeseldeki kişinin sanki Atatürk değilmiş de herhangi bir kişiymiş gibi izledim ve büyük keyif aldım.Filmle ilgili belli başlıklar altında topladığım eleştiriler hakkında görüşlerimi belirteceğim:

  1. Atatürk'ün özel hayatı hakkında belgesel yapılmaya gerek var mıydı? Ben Atatürk'ün özel hayatını ne yapayım benim için onun eserleri ve fikirleri önemli, ben onu devlet adamı olarak görüyorum.

    Benim bu konudaki yorumum şöyle. İsteyen, merak eden izler kardeşim. Ayrıca böyle diyenlerin bazılarının Atatürk'ün özel hayatından dolayı Atatürk'ün insanların gözünde küçüleceği, değişeceği endişesi. Oysa bu kişiler zaten kendi içlerinde çelişiyorlar. Eğer Atatürk'ün özel hayatının onlar için bir önemi yoksa, özel hayatı hakkında fikirler edinmek de bu kişilerin Atatürkçü düşünce yapısını değiştirmez.

  2. Belgesel sonunda Atatürk'ün çok içki içtiği intibası bırakıldı.

    İyi de sonuçta Atatürk'ün özel hayatını anlatırken eğer içki içiyorsa içmiyormuş gibi göstermek belgesel yapan birine yakışır mı? Belgeselliğin doğasında gerçeği yansıtmaya çalışmak vardır. Ancak bunun ne kadar yansıtıldığı tabi ki yönetmenin dürüstlüğü ve becerisiyle doğru orantılıdır.

  3. Atatürk yalnız mıydı?

    Atatürk'ün belgeselde yalnız olarak gösterilmeye çalışılmış. Tabi ki Atatürk'ün arkasında halk vardı. Ancak Atatürk bu devrimleri oluştururken halka sormadı. Halk sadece bu fikirleri benimsedi. Yani Atatürk bu devrimleri oluştururken yalnızdı. Ancak oluşturduktan sonra halk bu devrimleri benimsedi. Atatürk'ün bir dönem en yakın arkadaşları bile belli bir dönemden sonra ona sırt çevirmişler veya görüş ayrılığına düşmüşlerdir. Atatürk'ün hayatı boyunca onun tüm fikirlerini bütünüyle benimseyen bir kişi olmamıştır. Çevresindeki her kişi bir yerde onunla ayrılığa düşmüş ve onu anlayamamıştır.

  4. Laikliğin Kabulü İle İlkokuldaki Dayak Yediğini Hocasından İntikamını Alıyor Gibiydi?

    Can Dündar'ın kendisi de belgeselin yayına girdikten sonra bu lafın yanlış anlaşılabileceğini belirtmiştir ve belgeselden çıkarabileceğini söylemiştir. Bence de böyle bir söz belgesel içinde abestle iştigal etmiştir.


Son olarak 2 hafta önce belgesel hakkında yine izlemeden yorum yapan, belgeseli şiddetli bir şekilde olumsuz yönde eleştiren “Şu Çılgın Türkler” kitabının yazarı Turgut Özakman, belgeseli Can Dündar ile birlikte izledikten sonra şu yorumu yapmıştır: “Medyada yapılan duyduğum eleştirilerin %50 si yanlış. Ben gerçekten şok oldum belgeseli izleyince. O iddiaların bir çoğunu belgeselde göremedim.”

Belgeselin Can Dündar'ın bakış açısından yayınlanması tesbiti ise doğrudur. Hangi insan kendi bakış açısını koymadan bir eser üretebilir ki? Tabi ki Can Dündar kendi Atatürk'ünü orada seyirciye göstermiştir. Ancak burada önemli olan belgeselde farklı bir Atatürk görmüş olmamızdır. Onun da bizim gibi insanların arasından çıktığı tesbiti vardır. Burada son söylediğim sözü bazı dinci kesimden insanlar da kullanmaktadır çünkü belgeselin bu yanı onların işine gelmektedir. Çünkü belli ya da belirsiz bir şekilde Muhammed ile Atatürk arasındaki bu kıyaslamaların yapılmasıdır. Dincilerin belgeselden tepkileri şöyle olmaktadır: “Belgesel Atatürk'ün gökten gelmediğini çok güzel bir şekilde anlatmış.” Yani bu kesime göre Atatürk'ün devrimleri de gökten inme değildir ve değiştirilebilir. Tabi ki böyle bir durum onların eline koz vermiştir. Atatürkçü kişilerin endişesi de bu belgesel ile bu kozun onlara verildiğini düşünmesidir.

Bence Atatürk'ün zaten amacı sürekli değişim ve gelişim idi ve bu süreç içerisinde tabi ki Atatürk devrimleri de yaşadığımız döneme uyum sağlayacaktır.Ancak bu değişim dincilerin istediği şekilde bu devrimleri kaldırmak veya şeriat kanunları getirmek şeklinde değil. Aklın ve bilimin yol göstericiliğinde değiştirmektir.

Not: Bu yazı hakkında bir üfürük yazılması gerekiyor. Ancak ne tür bir üfürükte bu görüşler anlatılabilir hiç bir fikrim yok :)

 

Üfürük Panosu Hakkında İstatistikler

En Çok Kaç Üye Bağlandı:

42


Kimler Burada:

5 Misafir

Pano Durumu:

Kategoriler:3

Odalar:15

Konular:39

Mesajlar:82

Üyeler:

262 Üye var

1 Misafir var

1 Yönetici var

2 Kontrolör var

Çok Mesaj Atanlar:

Avni – 14

hypatia – 9

ileri – 1

keschkulll – 1

Seyyah – 1

berorbvadt – 0

Yöneticiler:Hokkabaz (79 Mesaj)

Kontrolörler:Hokkabaz (79 Mesaj), Panda (25 Mesaj)